7 Ocak 2011 Cuma

Ruh Halimi Kendim Belirlerim!


     Bugün planladığımdan  çok farklı bir şekilde başladım güne. Gerçi en son hangi gün plan-zaman arasındaki  uyumu yakaladım ki?  Ama bugün, uyanır uyanmaz planların ters gitmesi bir tarafa, tembellikten hücrelerimdeki endoplazmik retikulumların sersemleşmiş olmaları bir tarafa, kuvvetli bir eziklik duygusu sardı beni. Çok nadir kendimi bu kadar ötekileşmiş hissetmişimdir. Fikretmenin farkına varmış her fakir insanın  ''nasıl  mutlu olunur?'' sorusuna (parasız mutlu olmanın formulünü aramak) cevap aradığı gibi, ben de  mutluluğun genel olmayan, sadece bana özgü kodlarını bulmaya çalıştım. Ulaştığım bazı sonuçlardan biri  şu ki; çevremde gelişen herhangi bir olay asla ve asla beni mutsuz edemez, üzemez. İsterse fırtınalar kopsun, seller aksın, depremlerle  yıkılsın evler. Nihayetinde doğal olarak gerçekleşen olaylara doğal tepkiler veririrsin o kadar. Mutluluk-mutsuzluk dengesini ayarlayan asıl parametre çevremdeki insanların bana karşı tavırlarıdır. Dersten kalmak, okul uzatmak, başarısız olmak beni kesinlikle mutsuz edemez, ama insanların benimle ilişki kurarken bunları dikkate alarak tavır geliştirmesi beni mutsuz eder. Kimsenin tavırlarını dikkate alma demek olmaz tabi. Nihayetinde insansız yaşanmıyor hayat. Onlarsız olmuyor. Öyle mutlu olmak için münzevi bir hayat yaşamak gerekiyor ki bu günümüz dünyasında pek mümkün görünmüyor. Ama kahvaltımı öğleden sonra gerçekleştirmenin mayışmışlığı olsa da  üzerimde, beni mutsuzluğa götürebilecek bütün sebeplerin kaynağının kendi benliğim olduğunu biliyor olsam da inadına bozmuyorum morelimi. Ulan diyesim var,  ulan  hangi kendini bilmez sebep canımı sıkabilir ki. İnadına, bütün saçma sapanlıklara rağmen, bütün benden kaynaklanan dengesizlik ve tutarsızlıklara rağmen bozmuyorum keyfimi, hem de bunu yapmak için herhangi bir kasıntıya başvurmadan. 
     Kahvaltıdan sonra tüy gibi hafifledim. Bir de power electronicten  beklediğimin üstünde bir not aldığımı öğrenince bütün u-mutsuzlukların rengi birden  iyi yönde değişmeye başladı. Açıkçası iyi bir not almak keyfimi yerine getirse de kötü not alsaydım zerre kadar umursamayacaktım. Çünkü nasıl oluyor bilmiyorum, herseye ama herseye rağmen, beklentilerimi yerle bir eden insan tavırlarına rağmen, ruh halimi hoş tutmanın yöntemini buldum. Nasıl mı? Ruh benim değil mi arkadaş, istediğim halde tutarım. 

1 yorum:

  1. kardeş o ne! yarısını benimle paylaşırmısın.neyse demem o ki ruh halini sen belirlesin tabi de. insan kendi içindeki tezatları tutarsızlıkları çelişkileri hiç mi hiç önemsiyor demi.doğal olaylara doğal tepkiler mi tuttum lan seni. sana öykünebilirim. hafiften müslümün dediği gibi kıskançlıkta var hani demi.

    YanıtlaSil

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.