15 Haziran 2012 Cuma

Kar

 'Mutluluk' diyordum, mutluluk…
 Uzak durup gamzelerine uzanan kıvrımlı ve kurgulu yollardan
 Yani peşinden koşmadan mutluluğun
 Bir söğüt gölgesinde oturup dinlenerek sevmektir seni.
 Diyordum demesine fakat fark etmiyordu
 Yahut fark etmezden geliyordu
 Karlı bir yolculukla sürüklenirken bu ücra kente eski bir magirüsle
 Yanımdaki yabancının omzunda salınan uykulu utangaç başım.
 Ve kendimi alamıyordum 
 Bulunma ihtimalinin olduğu karlı sokaklarda yürümekten.

 Kar yağıyordu ve ben,
 Kedere perva etmeyen adımlarla yürüyordum sokakları.
 Çünkü en mahzun halimde bile
 Kadere ve kedere perva etmeyen yanıma alışkınım yıllardır.
 Zaten hüzün bembeyazdı bu karlı sokaklarda.
 Kahvehanelerde bir bardak çayla hayata tutunmaya çalışan
 Yorgun, mütebessim, mahzun, vakur,
 Umut bekleyen çeşit çeşit yüzlerin
 Ya da bir akşamüstü demledikleri çayların sıcaklığında umutlarını ısıtamayan
 İntihara meyilli genç kızların hüznü, bembeyazdı içimde. 
 Kar yağıyordu ve ben,
 Kedere perva etmeyen adımlarla yürüyordum sokakları.

 Bir akşam vakti aniden vakar çöker şehre.
 Kemalist, laikçi, militarist tiyatrocuların uygarlık misyonu
 Katleder genç İslamcıları bir tiyatro sahnesinde.
 Yürümek yasaktır şimdi sokaklarda 
 Ve ne kadar yağsa da kar yakıcıdır hüzün.
 Şimdi kimim ben? Öylece, tam ortasında kalakaldım
 İslamcıların, milliyetçilerin, Kemalistlerin, askerlerin ve tarikatçıların.
 Şimdi daha da yalnızım ve seni daha çok seviyorum.

 Kendim olmak için kendimden soyutlayarak kendimi
 Acemice kırıp döktüm bütün aidiyet bağlarımı.
 Mahallemden, şehrimden ve ülkemden, ideolojilerden
 Savunduğum fikirlerden ve anti-fikirlerden
 Ve aidiyet bağım olduğunda bana huzur verecek
 Daha birçok şeyden soyutlanışım
 Hep kendim olmak içindi.
 Kendim olmak isterken hiç kimse
 Yani daha doğrusu seni seven mülteci şairden başka hiç kimse olamadım.
 Ondandır senden ayrı kalınca beni saran bu umarsız yalnızlığım.
 Ondandır kar yağışını seyrederken odamın penceresinden
 Seni aklımdan çıkaramayışım.

 Oysa benimle gelmek için hazırlamıştın bavulunu.
 Ama sensiz ve neşesiz bir trenle ayrılıyorum bu şehirden.
 Şimdi ne kadar yağsa da kar, yakıcıdır hüzün. 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.